Dijital üretimde yeni dönem... Eklemeli imalat sanayiyi yeniden şekillendiriyor

1 saat önce 10

Küresel sanayi, dijital üretim teknolojilerindeki hızlı dönüşümle birlikte üretim, stok yönetimi ve tedarik zinciri modellerini yeniden tanımlıyor. Kişiselleştirilmiş üretime artan talep, tedarik zincirlerindeki kırılganlıklar ve sürdürülebilirlik hedefleri, eklemeli imalat (3D üretim) teknolojilerini şirketler için stratejik bir yatırım alanına dönüştürüyor.

İSTANBUL (İGFA) - Havacılıktan otomotive, sağlık teknolojilerinden savunma sanayiine kadar birçok sektörde 3D üretim çözümlerinin kullanımı hızla yaygınlaşıyor.

Türkiye de güçlü sanayi altyapısı ve yüksek katma değerli üretim alanlarındaki artan taleple birlikte eklemeli imalat teknolojilerinde konumunu güçlendiriyor. Endüstriyel 3D yazıcılar, ileri malzemeler, yazılım ve tasarım çözümleriyle genişleyen ekosistem; yerli üretim kapasitesini artırırken dışa bağımlılığın azaltılmasına katkı sağlıyor.

Özellikle savunma, havacılık, otomotiv ve medikal teknolojilerde karmaşık ve hafif parçaların üretimine yönelik ihtiyaç, sektöre olan yatırımları hızlandırıyor.

EXPO3D İSTANBUL EYLÜL 2026’DA DÜZENLENECEK

Türkiye’nin eklemeli imalat ve ileri üretim teknolojilerine odaklanan ilk ihtisas fuarı olan EXPO3D İstanbul, 17–19 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek.

Organizasyonda 100’ün üzerinde katılımcı firma, 120’den fazla marka ve 10 bini aşkın profesyonel ziyaretçinin bir araya gelmesi hedefleniyor. Fuarın yaklaşık 250 milyon dolarlık ticaret hacmine katkı sağlaması bekleniyor.

Etkinlik kapsamında ayrıca Yıldız Teknik Üniversitesi katkılarıyla düzenlenecek 5. Uluslararası 3D Baskı ve Eklemeli İmalat Konferansı da akademi ve sanayi dünyasını buluşturacak.

“ÜRETİMDE PARADİGMA DEĞİŞİMİ YAŞANIYOR”

EXPO3D İstanbul Fuar Koordinatörü Yıldırım Ünverdi, eklemeli imalatın artık yalnızca bir üretim teknolojisi değil, tüm üretim süreçlerini dönüştüren bir paradigma olduğunu belirtti.

Ünverdi, küresel pazarın yıllık yüzde 20’nin üzerinde büyüdüğünü ve 2033’e kadar 169 milyar dolarlık bir hacme ulaşmasının beklendiğini hatırlatarak, bu dönüşümün kalıcı olduğunu vurguladı.

Türkiye’nin stratejik avantajlarına da dikkat çeken Ünverdi, genç mühendis nüfusu, sanayi altyapısı ve coğrafi konumun ülkeyi bölgesel bir üretim merkezi olma yolunda öne çıkardığını ifade etti.

Eklemeli imalat teknolojileri; dijital tasarımların doğrudan üretime aktarılmasını sağlayarak sanayiye hız, esneklik ve tasarım özgürlüğü kazandırıyor. Kalıp ihtiyacını azaltması, düşük adetli üretimi mümkün kılması ve kişiselleştirilmiş çözümlere imkân tanımasıyla geleneksel üretim yöntemlerini tamamlayan stratejik bir model olarak öne çıkıyor.